31 Mart Seçimlerini Yozgat Merkezli Okuyalım

Devlet Bakanları, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Parti teşkilatlarına karşılık; bakansız ve teşkilatsız DESTAN yazan DR. Kazım ARSLAN seçimin kazananıdır!..
Yayınlanma tarihi: 01 Nisan 2019, Pazartesi günü, saat: 20:41

Yozgat’ın ahı, bilhassa İstanbul’dan çıktı diye düşünüyorum!

Türlü ayak oyunlarına, pusula hilelerine karşılık seçimin kazananı bellidir!

Devlet Bakanları, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Parti teşkilatlarına karşılık; bakansız ve teşkilatsız DESTAN yazan DR. KAZIM ARSLAN SEÇİMİN KAZANANIDIR!

Üstad Necip Fazıl’ın Destan Şiirinden bir mısra ile:

“(...) Bak, ARSLAN hakikate, ispinoz kafesinde; Tartilan vatana bak, dalkavuk kefesinde! (...)”

Teşkilatlardaki güç sarhoşları iyi bir tokat yedi, şüphesiz tüm tokatları gören REİS, gerekli adımı atacaktır!

***

Siyaset, Seyis ile aynı kökten gelir. At binenin, kılıç kuşananın derler ya hani... Siyasette ortak bir ideolocyaya inandığınız, aynı değerleri paylaşıp, gönül ve fikir birliği içerisinde haysiyetle hareket edebilme yolunda yoldaşlık ettiğiniz inanmışların değeri her makamın üzerindedir. Zira bu bir gönül birlikteliğidir.

Büyük bir Mütefekkir’in de dediği gibi: “Doğru düşünce olmadan doğru düşünce faaliyeti olmaz!

Bu bağlamda, siyasetin temelinde, ortak bir gaye nispetince beraber yürüyebileceğiniz dürüst insanlar olmalı... Dürüst insan olmadan doğru düşünce nasıl olabilir ki? Biz YOZGAT’ta her daim DOĞRUNUN yanında olmaya gayret eden herkesin Başkanı olan bir yiğitle yürümekten şeref duyduk! Bunu da ayrıca dile getireceğiz!

Burada 31 Mart Sonuçları çerçevesinde bir ayrı paragraf açmak istiyorum, merhum Salih Mirzabeyoğlu’ndan... Hicri 1401’e dikkat çekerekten devam edelim ki şuanki durumu kavrayabilelim:

“Kulakların fikir adına karga seslerinden başka bir şey duymaması ve maymunlaşması bir yana, kendisini yok edecek fikirsizliği insiyakla olsun sezme iktidarından mahrum uyuşukluğunu, en azından müspete ihtiyacı gösterecek olan bir cinnet patlamasından başka ne sarsabilir? Hani, “Mütefekkir”in ‘his iptali’ olarak vasıflandırdığı, ıstırap çekme hassasının bile kaybolduğu hal. Tarih, Hicri 1401. Kime mi söylüyoruz? Ne hazindir ki, şöyle veya böyle üzerine alınacaklar da, fikirsizliğini olsun görme nasibinde olanlar; bunun marifet olduğu bir zamandayız.”

Büyük patlamanın, fikirsizliğin fikir sayıldığı bir dönemin sonunda, yeni bir çağın başlangıcına şahitlik etmek için çalışmaya özen gösterdik. Gerek Ayasofya eylemleriyle bayrağı sırtlandık, gerek sırtlanların indiği meydanda tek ARSLAN olarak, sağımıza ve solumuza bakmadan fert fert adım attık ve haykırdık çağa, çağın içinden, çağları kapsayan evrensellik lisanıyla!

İşte, sistemsel reformun ve beklenen inkılapların gerçekleşebilmesi için evrensellik lisanıyla haykıranların türlü imkanlarla, zorluk ve badirelerle dolu yolu Siyasetten geçiyor diyerekten ve de siyaset yolculuğunu ancak sizi anlayan, sizinle aynı hedefe kilitlenen yol arkadaşlarınızla yürüyebileceğinizi ifade ederek duruşumuzu göstermeye çalıştık! Ve dedik ki: “Her zaman, hayatta en büyük zenginlik dost biriktirmektir.”

Dostluk, yolun sıkıntılarına karşı beraber göğüs germektir!

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İBB başkan adayını takdim ederken Nazım Hikmet Ran’dan bu şiiri okumuştu:

“Biz haber etmeden haberimizi alırsın!
Yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin...
Gönlümüzün dilinden anlar, elimizin sırrını bilirsin!
Namuslu bir kitap gibi güler, alnımızın terini silersin,
O gider, bu gider, şu gider... Dostluk, sen yanı başımızda kalırsın!”

Sayın Cumhurbaşkanım! Görün artık sizi yanıltanları, aldatanları, kandıranları... Yozgat’ın ahının İstanbul’dan çıktığını ve ölü eve düğün havası verip sizi kandırmaya çalışanları görün REIS-İ CUMHUR! Vallahi bir bağımsızın böylesine büyük bir aileye sahip olabilmesi hele hele kendinden zuhur ile bu şekilde ruh fışkırışına sahip olunabilmesi ve de bu sonuçların iyi okunabilmesi er kişinin işidir! Yozgat için konuşaraktan, Er kişi de Yozgat’ın çehresini değiştiren ehilden başkası olmayacak diye de düşünüyoruz!

Gücünü ve itibarını gelip geçici dünyevi makamlardan alanlardan olmamak... Mevzu; gücünü icraatlarından, bu Necip millete yaptığı hizmetlerden alan, her biri yürüyen fikir hazinesi insanlarla yoldaş olarak, devrimci ruh ile bütünleşen dostlardan olmak, dostlarla olmak... Dost olmak, gönüllere yerleşebilmek... Gönüllere yerleşebileceğin dostların olmazsa eğer fikrini nereye kök saldırabilirsin ki? Sen fikrini Türkiye’ye ilan eden, kazanan sensin ARSLAN YÜREK!

Siyaset arenasında dürüst olmak zordur, dürüstlerle beraber olmak daha zordur... Hele hele, dürüstlerle beraber sonuna kadar dürüstçe ilerleyebilmek zaman sahnesinin... En zoru da bu! Fikrini dürüstçe, şahsında tecelli ettirebilmek ve yanındakilere de bunu aşılayabilmek! Sen değil, Biz’in davasını zirvede bayraklaştırabilmek için! Sarraflar Caddesinde de yapılan o tarihe geçecek konuşmanın özeti de tam da budur! Türlü hilelere rağmen, pusulasal kayırmalara ve yanlışlıklara rağmen korktukları ARSLAN’ı CUMHURİYET MEYDANINDAN izleyenler... ALLAH HER ŞEYİ HAKKIYLA BİLENDİR!

Sonuç ne olursa olsun, hepimiz biliyoruz ve de görüyoruz... ‘Yaklaşıyor, yaklaşmakta olan!’

Laf ile yol katetmektense icraat sahasına dahil olup fikir aşılamak ve bu bağlamda özlenen inkılap nüksediciliği şuurunu gösterebilme gayretinde bulunmak bizce en doğrusu idi ve bunu yapanlarla yürümenin şerefi bize yeter!

Sonuç her ne olursa olsun, Yozgat’ın kazananı zaten bellidir diyerekten; gündelik politika ile siyaset ayrımını yaptık, fikir ortaya koyduk, fikrin yayılma imkanının en müsait olduğu zemine kök salmaya çalıştık... Müsait olduğu kadar, zeminin başını çeken insanın da dürüst ve erdemli olmasına ayrıca dikkat çektik!

‘Vatan diye bildiğim, fikrimin coğrafyası... Fikir yoksa vatan ne? -Bir kuru toprak parçası!’

Fikir yoksa siyasetten bahsedilemez... Dostluğun olmadığı yerde fikir ifade edilemez!
Dostluk, fikrin yayılmasına gebe; siyaset yeni bir inkılâbın gölgesinde... Şimdi ilk fikirsel tebrik bizden olsun!

Zaferin mübarek olsun Dr. Kazım Arslan!

Sen trenden inenlerden değil atılanlardan oldun üstadım. Yozgat’ta artık VEKİL istemiyoruz diyenlerin sesi oldun başkanım!

Yozgat’tan TÜM TÜRKİYE’ye yayılan bu umuda bütün gövdeni siper ettin BÜYÜK ADAM!

Zaferin kutlu olsun!

Yanındaki dostlarını, dava arkadaşlarını dostumuz, ağabeyimiz bildik! Tıpkı senin gibi... Sizleri Allah için sevdik! Sanatı bilen, hakiki sanatçıya bütün hürriyetini teslim edip, estetik bir nizam ile Yozgat’ın çehresini değiştiren!

Zafer senindir, Yozgat’ın çıtasını yükselten adam!

Yozgat’tan başlayan ve Tüm Türkiye’ye umut meşalesi yakan bu halk harekâtına liderlik ederek halkın her cephesinden sessiz yığınların sesi olaraktan liderlik eden YÜREKLİ adam!

Senin 25.676 oy ile %56.20 oranında kazandığın Yozgat’ı; 18.821 oy ile % 40.90’la kaybettiler!

Şimdi bakalım ve de görelim... Yozgat 5 yılda 5 dönemlik çehre ile değişmişti ya hani! Şimdi başka bir 5 yıla gözümüzü açıyoruz... 5 yıl hakkı kazananlar dahi diyecek ki, keşke ARSLAN kalaydı! Aha da buraya yazıyoruz!

Yozgat’ın kazanını belli, şimdi kaybeden VEKİLLER, şakşakçılar, ikili oynayanlar, güçleri elinden kaymasın diye güçlük çıkaranlar düşünsün...

Kazım Arslan’ın Sarraflar Caddesi Konuşmasından bir bölümle bitirmek istiyorum:

“(...) Bizi Yozgat’ta yine yürürken, içinizde, sizlerle göreceksiniz... Yozgat bizim tek sevdamızdır... Bu başarı kaybedilmiş bir başarı değildir! Kaybedenler bellidir! Bu tablonun iyi okunması şarttır! Bizi buraya kadar gönlünüzde getirdiniz, yoruldunuz, hakkınızı lütfen helal ediniz!(...)”

Çayı koyduk, yeniden başlıyoruz YÜRÜYEN ADAM...
Yozgat’a kazandırdıklarının ve gönüllerini kazandıklarının sevabı sana yeter inşâAllah!

Fatih Tuğra Doruk

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.
Lütfen yorumunuzu yazarken hakaret ve küçük düşürücü ifadeler kullanmamaya özen gösteriniz.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

2 + 7 = ?

 
Çok OkunanlarBu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
haber yazılımı: buki