Apaydın, Diyabet Hastalarını Uyardı

Apaydın, "Diyabet (şeker) hastalığı kronik metabolik bir hastalık olup birçok vücut sistemini etkilemektedir. Oruç ibadetini yerine getirmek isteyen hastalarımız mutlaka ilgili dal hekimlerine başvurup bilgi edinmeli ve tavsiyelerini dinlemelidirler."
Yayınlanma tarihi: 16 Haziran 2017, Cuma günü, saat: 18:53

Yozgat Kamu Hastanaleri Birliğine bağlı Yozgat Şehir  Hastanesi Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Mahmut Apaydın, Ramazan ayının, yaz ayına denk gelmesiyle birlikte açlık süresinin 16 - 17 saatlere kadar ulaşması üzerine şeker hastalarını uyardı.

Uzman Doktor Apaydın diyabet hastaları için yaptığı uyarıda şunları kaydetti:"Bu günlerde en çok karşılaştığım bir soruyu örnek vererek başlamak istiyorum. Şeker hastaları oruç tutabilir mi?  tutamaz mı? Aslında bu sorunun evet ya da hayır olarak cevaplandırılmasının yerine şeker hastalarımızın, uzun süreli açlıkta ne kadar risk altında oldukları hakkında bilgilendirilmelerinin daha uygun olacağını düşünmekteyim. Bunun için hastalarımızın Ramazan ayından 1-2 ay önce ilgili uzman hekimlerine başvurarak oruç ibadeti yönünden değerlendirilmeleri uygun olacaktır. 

Şeker hastalığında vücuttaki kan glukoz düzeyinin dengede tutulmasında problem yaşanmaktadır. Bu nedenle hastalarımıza şeker düzeylerinin normal sınırlarda tutulabilmesi için çeşitli ilaç/ilaçlar verilmektedir. Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıkları hekimleri olarak insülin veya insülin salgılatıcı ilaç kullanan hastalarımıza kesinlikle oruç tutmamaları gerektiğini tavsiye etmekteyiz. Diğer ilaç tedavisi alan hastalarımıza ise mevcut sağlık durumlarına göre ya da eşlik eden hastalıklarının varlığı/ yokluğuna göre tavsiyelerde bulunmaktayız.

Öncelikle oruç tutan diyabetli hastalarımız mutlaka gün içinde birkaç kez kan şekeri ölçümlerini yapmalıdırlar. Uzun süreli açlıkta şeker hastalarımızın çeşitli risklere maruz kalabileceğini belirtmiştik. En önemli risk kan şekeri düşüklüğü olarak tanımladığımız hipoglisemi riskidir. Kabaca kan şekerinin 70-80 mg/dl nin altına inmesi olarak ifade edebileceğimiz hipoglisemi durumunda mutlaka şeker içeren gıdalar tüketilerek oruç sonlandırılmalıdır. Aksi halde kan şekerimizin daha da düşmesi sonucu terleme, çarpıntı, baş dönmesi, bayılma durumu görülebilmekte ve hatta kalp krizi geçirme tehlikesi ile karşı karşıya kalınabilmektedir.

Bunun dışında iftar ya da sahurda yenilebilecek yüksek şeker içerikli gıdalar nedeniyle hiperglisemi dediğimiz kan şekerinde ciddi yükselmeler görülebilmektedir. 

Bir başka önemli risk ise dehidretasyon olarak isimlendirdiğimiz vücut suyunun azalması durumudur. Özellikle böbrekler bu durumdan etkilenmekte ve sonucunda da vücuttan zararlı maddelerinin uzaklaştırılmasında sorun yaşanmaktadır. Bu durumdan kaçınmak için mümkün olduğunca sıvı gıdalar tüketerek vücudumuzun su ihtiyacını karşılamamız gerekmektedir.
    
Diyabet (şeker) hastalığı kronik metabolik bir hastalık olup birçok vücut sistemini etkilemektedir. Oruç ibadetini yerine getirmek isteyen hastalarımız mutlaka ilgili dal hekimlerine başvurup bilgi edinmeli ve tavsiyelerini dinlemelidirler. Unutulmamalıdır ki bedenlerimiz bize emanettir ve bilim adamlarının önerileri doğrultusunda onu risklerden korumak önemli görevlerimizden biri olmalıdır. Hayırlı Ramazanlar dilerim” 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.
Lütfen yorumunuzu yazarken hakaret ve küçük düşürücü ifadeler kullanmamaya özen gösteriniz.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

3 + 4 = ?

 
Çok OkunanlarBu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
haber yazılımı: buki