Hizmetten ve İşten Habersizlere Yanıt Olsun!

31 Mart 2019 seçimleri, bir tarihe şahidlik edecek. Evet, tarih yazacak! Sesini duyurmaya çalışan samimiyet abidelerinin, inanmışların, adalet temsilcilerinin keyfiyet çerçevesinde, şuursuz kemmiyet kalabalıklarına galip geleceğini…
Yayınlanma tarihi: 19 Mart 2019, Salı günü, saat: 21:01

31 Mart 2019 seçimleri, bir tarihe şahidlik edecek. Evet, tarih yazacak! Sesini duyurmaya çalışan samimiyet abidelerinin, inanmışların, adalet temsilcilerinin keyfiyet çerçevesinde, şuursuz kemmiyet kalabalıklarına galip geleceğini…

Artık, zulüm bizdense, biz bizden değiliz diyenlerin haykırdığı 5. Devre önündeyiz… Yeni bir vakte şahitlik ediyor Türkiye… Gerçekten yönetmesi gerekenlerle değil aslında sıkıntı. O zaman, bu sessiz yığınların sıkıntısı kimlere karşı? Kraldan çok kralcı geçinenlere!

Kral Çıplak demesi gerekiyorsa şayet, -evvel adalet, ahir adalet ilkesine binaen- bunu demek yerine, ne güzel giyinmiş benim kralım diyerekten yanlışa ortak olanlara karşıdır gelecek olan bu galibiyet…

Menfi menfaatleri hususunda, Güç merkezine sırtını dayayarak her türlü iğrençliği yapmak suretiyle, adaleti gölgelendirmeye çalışan ‘her devrin fırıldaklarına karşıdır gelecek olan bu galibiyet!

“Mağrur olma sultanım, senden büyük Allah var!” sözünü dahi kibir büstlerine hakaret sayanlara karşıdır gelecek olan bu galibiyet!

Şimdi diyeceksiniz yine… Genelden özele niye inmek lazım? Türkiye bünyesinde, memleketin bilfiil her köşesinde bu tasvirle şekillenen alkışçı tayfayı ve çıkar avcılarını zaten biliyoruz. İşte! Herkes bulunduğu evin kapısını tertemiz etmek için uğraşırsa her yeri pırıl pırıl edebiliriz!

Yozgat… Minyatür Türkiye… Türkiye’nin adeta konum kalbi… Havasıyla ve insanıyla tertemiz olan Yozgat’ın, kirli yürekli ellerce nasıl bir iğrençliğe maruz kaldığını anlatacağım sizlere…

Yozgat Belediyesi, işçilerine tek kuruş borcu olmayan bir belediye… Mevcut Belediye Başkanı ve Bağımsız Aday Dr. Kazım Arslan, adaylığını ilan ettiği günden itibaren belediyenin borçlarını şeffaf bir şekilde fazlasıyla açıkladı. Amacı üzüm yemek olanlara tabii olarak. Ancak şimdi görüyoruz ki, bazıları iftiralar ile, kaybettiklerini gördüğü bir seçimi kazanmaya çalışıyorlar. Her şeyin başı güzel ahlak. Bazılarından ahlak beklemek gibi bir yanlışa da düşmek istemiyoruz aslında. Zira bir sendika düşünün, işçinin ve emekçinin aidatlarıyla UMRE yapan, kafelerde nargile keyfi güden yönetime sahip… Bu zümrelerden nasıl ahlakî bir duruş beklersiniz ki? Seçime 11 gün kala yine iftira ve yalanlarında boğuldular. Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, eski haliyle harabe, yeni haliyle Yozgat’ın çehresini değiştiren Büyük Sinema’da Belediye işçilerini davet ederek bir toplantı, basın açıklaması tertipledi. Ne eksik, ne fazla… Her şeyi tastamam söyledi…

Taşerondan, kadroya geçen işçilerin maaşlarına, Dr. Kazım Arslan insiyatif kullanarak zam yapıyor. Bundan dolayı geçmişe yönelik bir fark borçlanması oluyor. İyi niyetli olmanın bedeli, kötü niyetlilerin iftiralarına hedef olmak ne yazık ki… Geçtiğimiz hafta belediye işçilerinin şahsi telefonlarına , ‘iyi niyet’ sonucu ortaya çıkan ‘mağduriyet’ sanıldığı fark borçlanmasının 25 Mart tarihinde ödeneceği mesaj olarak bildirildi. İşçiler, taşeronlardan kalma alamadıkları maaş için, üye oldukları sendikadan bir destek göremediği halde, aidatlarını geciktirdikleri için icraya varan bir ahlaksızlıkla karşı karşıya kalmıştı. Bu da kulaklara küpe olarak geçsin. Hizmetten ve İşten habersizlere yanıt olsun.

Dr. Kazım Arslan, yaklaşık yarım saatlik konuşması boyunca, işçilerin alkışları ile sözlerine ara vermek zorunda kaldı. İşte Samimi başkan, işte dürüst işçisi!

Allah; bizleri haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlardan eylemesin ve iftiralardan uzak tutsun inşâAllah!

Kazananı halk tarafından belirlenmiş bir seçimin sonucunu ne yapsanız değiştiremezsiniz!

Yozgatlı, Bozok Yaylasının yiğit insanları, doğruyu da iyi biliyor, yanlışı da… Dürüstü de yalancıyı da…

31 Mart 2019 Pazar günü, Yozgat’tan bir meşale yanacak! Bir umut doğacak! Türkiye yeni bir sabaha gözlerini açacak!

Sözlerimi Üstad Necip Fazıl’ın bir dizesiyle ve Üstad’ın ‘Bu gençler benim ardımdan gelmeyecek, ben onların arkasından koşacağım!’ dediği merhum Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun şiirinin bir bölümüyle bitirmek istiyorum.

“(…)Ve FERMAN, kumardaki dört kıralın buyruğu; 
Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!(…)

“(…)ve inanç dediğin
yürüyeni durdurmaksa
sen! kötü kadından beter
git kuyruk salla düşmanına
yaran, ZARARSIZlığını göster!
(…)
ülkeme utanç… ülkeme işaretler(…)”

Fatih Tuğra Doruk

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.
Lütfen yorumunuzu yazarken hakaret ve küçük düşürücü ifadeler kullanmamaya özen gösteriniz.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 4 = ?

 
haber yazılımı: buki