Karaca, Sultan 2. Abdulhamit Han'ı Değerlendirdi

Bozok Üniversitesi, Tarih Bölümü öğretim üyesi İletişim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, Habertürk Televizyonu’n da, “Öteki Gündem” programına konuk oldu.
Yayınlanma tarihi: 09 Şubat 2018, Cuma günü, saat: 11:58

Bozok Üniversitesi, Tarih Bölümü öğretim üyesi İletişim Fakültesi Dekan Vekili  Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, Habertürk Televizyonu’nda, “Öteki Gündem” programına konuk oldu.

Programda “Bir Devrin Sultanı II. Abdülhamid Han ve Türkiye” gündemine dair II. Abdülhamid Han’ın hayatı, icraatları, iç ve dış politika meseleleri ile günümüze yansımaları hakkında bilimsel değerlendirmelerde bulundu. 

Dünya Evanjelik Hıristiyanlarının, İslam’a daha sert ve düşmanca yaklaştığını ifade eden Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca sözlerini şöyle sürdürdü: “Evanjelikler XIX. yüzyılda çok etkin ve etkililer, bunların içerisinde siyasetçiler, gazeteciler, yazarlardan oluşan geniş bir çevre var. Dolayısıyla bir yerden düğmeye bastıkları zaman bunların hepsi ortak ses çıkarıyor, ortak tavır takınıyorlar. Tarihte ve günümüzde Filistin Meselesi’ne benzer örneklerde görüldüğü üzere Sultan Abdülhamid döneminde de, Evanjelikler İslam dünyasını bir tehdit olarak algılamış, Hıristiyanları kurtarılması gereken bir unsur olarak görmüşlerdir. Onlar için haksız olarak, İslam hâkimiyeti altında ezilen, acı çeken bir durum söz konusudur. 

Dolayısıyla Hıristiyanları kurtaracağız iddiasıyla bakıp, bunu bir büyük dünya hadisesi haline getiriyorlar. Aslında baktığınız zaman yaşananlar böyle abartılacak, uluslararası sorun haline getirilecek olaylar değil. Tamam, çatışmalar var ama aynı çatışmalar dünyanın farklı yerlerinde de var. Mesela Türkler, Balkanlarda Bulgarlar tarafından katledildiğinde, dünya siyaseti veya Evanjelikler ağzını açıp bir şey söylemedi. II. Abdülhamid’e karşı Avrupa ve dünyada yapılan asılsız suçlamaların uydurma, sahte şeyler olduğu, kendi İngiliz veya diğer Hıristiyanlar tarafından da tespit edilmiş, yalanlanmıştır. Maalesef II. Abdülhamid ve Türklere karşı taraflı davranmışlardır.”

Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca: “Asılsız suçlamalar karşısında haklılığımızı dünyaya neden anlatamadığımız ve haksız suçlamalara millet olarak maruz kalmamızın sebebi, özellikle 1699’dan sonra içişlerimizle çok fazla uğraşmamız, kendimizle kavga etmemiz sebebiyle dış dünyaya açılamama veya yeterince olayları takip edememe, müdahil olamama gibi bir sonuç çıkarmıştır.

İç dünyada kavgamız çok fazla. II. Abdülhamid döneminde de bugün olduğu gibi herkes bir kamp olduğu için bu durumla karşılaşıyoruz. Örneğin o dönemde Rus, İngiliz, Fransız gibi hep büyük devletlerin taraftarları vardır. Bunu kırmak için oralara elçiler göndermek gibi bir takım şeyler yapmak istediler ama gidenler ne yapmak gerektiğini bilemedi, aktif politika takip edemediler. Bunu yapmaya çalışan ama başkaları üzerinden yapmaya çalışan Sultan Abdülhamid’dir. Mesela bir İngiliz vatandaşını maaşa bağlayarak veya bir takım gazetelere yazılar yazdırarak, dolaylı anlamda lobicilik faaliyeti yürütmüştür.” dedi. 

Programda aynı zamanda sansür ve jurnaller gibi konular da tartışıldı. Prof. Dr. Karaca, bu tür meseleleri kendi menfaatleri için kullananların, söz konusu dönemde Sultan II. Abdülhamid’i de zor durumda bıraktıklarını belirterek bu gibi meseleleri günümüzde değerlendirirken o dönemin şartlarını göz önünde bulundurmak gerektiğini ifade etti.  

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.
Lütfen yorumunuzu yazarken hakaret ve küçük düşürücü ifadeler kullanmamaya özen gösteriniz.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

2 + 4 = ?

 
Çok OkunanlarBu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
haber yazılımı: buki