ACILARINIZI SEVİN
SİZİ OLGUNLAŞTIRAN TEK ŞEY ACILARINIZDIR

Kıymetli Dostlar;
Hazreti Mevlana Der ki;
"Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu kirini alır."

İnsanoğlu ister ki, hayatında herşey dört dörtlük olsun.
Hiçbir acı yaşamasın.
Hiçbir çile kapısını çalmasın.
Hiçbir ağrı ve sızısı olmasın.
Bir eli yağda, öteki balda olsun.
Eğer ki; Dünya denen han, insanoğlu için zevkü sefa yeri olaydı, başta Peygamberler onca çileye göğüs germezlerdi.

Sefa içindeki yaşantılarını görüp hayatına imrendiklerinizin yaşadıkları sefanın öncesinde nice acılar, nice mücadeleler ve nice çileler vardır.
Lakin, hiç kimse öncesini görmez ya da görmek istemez.
Dünya imtihan dünyasıdır değerli dostlar.
İnsanoğlu da, imtihanlardan geçtikçe kibrinden arınıp olgunlaşır ve kıymetlenir.
Üzümün pekmez olma yolculuğu da böyledir.
Üzüm olabilmekte elbet güzeldir.
Ama, üzüm bir derde deva ise, pekmez de bin derde devadır.
Yani, üzüm başka, pekmez başkadır.
Pekmez olmak için elbette önce üzüm olmak gerekir.
Fakat, üzümün pekmez olabilmesi için, bağından koparılması, ezilmesi ve ateşlerde kaynaması gerekir.
Bin derde deva olabilmek için de, aynı üzüm gibi çileli ve meşaggatli bir yolculuğa razı olmak gerekir.
Altında kıymet kazanmak için üzümün pekmez yolculuğu gibi zor ve meşaggatli bir yolculuktan sonra değerine değerler katar.
Kazma darbeleriyle ocaktan ham olarak çıkartılıp kor ateşlerde kaynatılır ve akabinde nice darbelerle ustaların elinde şekil alır.
Sonunda göz kamaştıran ziynet eşyası haline gelir.
Altının kalitesini test etmek için ise, mihenk taşına vurularak bakılır.
İnsanın kalitesini anlamak için de, bir mihenk taşına vurularak değerine bakılması gerekir.
Tıpkı Neşet Baba'nın türküsünde dediği gibi;
"Dedim, sende buldum halis gevheri,
Dedi, yok yok bir mihenke sürmeli."
Saygı, sevgi, selam ve muhabbetle

Osman Kozan