Kıymetli Dostlar;
Altını vitrinede koysanız, takı olarak üzerinizde de taşısanız, yastık altına da saklasanız altının değeri asla değişmez.

Bu hususta Hz. Mevlana der ki:
"Altının değerini sadece sarraf olan bilir."

Yani, bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değerini bilenin yanında kıymetlidir.

Kişiler de kendilerinden emin iseler, Onların kıymetini bilecek kuyumcular tarafından muhakkak değerlendirileceklerdir.

"Adil ve Hakkaniyetli olanlar asla kaybetmezler, kaybedilirler. Çünkü; Adil ve Hakkaniyetli kişiler, toplumlar için birer huzur ve refah elçileridir."

Eğer ki; Milletimiz Adil ve Hakkaniyetli hizmetkarlar tarafından yönetilmeye layık ise: Milletimize hizmet etmek de, en Adil ve Hakkaniyetli olanlara zaten nasip olacaktır.

O halde; Kendinden emin olan kişilerin, hırslarına yenilip nefislerinin oyuncağı haline gelerek üç günlük yalan dünyanın geçici makamları için fevri hareket etmelerine, siyasi paylaşım adı altında etrafı kırıp dökerek değerlerine yakışmayan hareketler içerisine girmelerine ve boş teneke misali sürekli tangır tungur ses çıkarmalarına hiç gerek yoktur.

Bizim bölünmeye değil, birlik olmaya ihtiyacımız vardır.
Sürekli birbirinizi eleştirmeniz, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da memlekette yanlış olan hiçbir şeyi düzeltmez.

Aksine, daha da zorlaştırır ve toplumun birbirine olan saygısını tamamen ortadan kaldırır.

Önce milletin her ferdinin, sonra da milleti yönetmeye talip olanların kendi vicdanlarındaki Adalet ve Hakkaniyet olgularını değiştirmeleri memleketin düzelmesi için yeterlidir.

Netice itibariyle, Yüce Yaradan her şeyi gören, düşünen, bilen, hesap eden ve elbet hesapların en hayırlısını yapandır.

Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler.

Saygı, sevgi, selam ve muhabbetle

Osman Kozan